Must (Necessity) – Gereklik kipi

The necessity of having to do something can be expressed by adding the suffix –meli or –malı to verbs.
Verb + (negative) + meli/ malı + person.

Α) Gereklik kipi – Affirmative.

Action Positive Example Negative Example
Take the stem of the verb gel gel
Add –me if the verb is to be negative gel gelme
Add –meli after the verb stem gelmeli gelmemeli
Add the relevant part of the verb to be gelmeliyim gelmemeliyim

Α) Gereklik kipi – Affirmative

Fiil + Gereklik kipi + Şahıs Eki
Vermek Koşmak  Çalışmak
Ben vermeliyim koşmalıyım çalışmalıyım
Sen vermelisin koşmalısın çalışmalısın
O vermeli koşmalı çalışmalı
Biz vermeliyiz koşmalıyız çalışmalıyız
Siz vermelisiniz koşmalısınız çalışmalısınız
Onlar vermeliler koşmalılar çalışmalılar

Gereklik kipi – Negative

Fiil + Olumsuzluk Eki+ Gereklik kipi + Şahıs Eki
Vermek Koşmak  Çalışmak
Ben vermemeliyim koşmamalıyım çalışmamalıyım
Sen vermemelisin koşmamalısın çalışmamalısın
O vermemeli koşmamalı çalışmamalı
Biz vermemeliyiz koşmamalıyız çalışmamalıyız
Siz vermemelisiniz koşmamalısınız çalışmamalısınız
Onlar vermemeliler koşmamalılar çalışmamalılar

Gereklik kipi – Interrogative

Fiil + Gereklik kipi + Soru Eki + Şahıs Eki
Vermek Koşmak  Çalışmak
Ben Vermeli miyim? Koşmalı mıyım? Çalışmalı mıyım?
Sen Vermeli misin? Koşmalı mısın? Çalışmalı mısın?
O Vermeli mi? Koşmalı mı? Çalışmalı mı?
Biz Vermeli miyiz? Koşmalı mıyız? Çalışmalı mıyız?
Siz Vermeli misiniz? Koşmalı mısınız? Çalışmalı mısınız?
Onlar Vermeliler mi? Koşmalılar mı? Çalışmalılar mı?

The participle “meli/malı” means “must, have to, be obliged to” and it expresses obligation, need or advice in the present or in future: Generally speaking it indicates a strong degree of necessity.
Yeni bir etek almalıyım.
I need to buy a new skirt.
Biraz daha insanları anlamalısın.
You must understand people a little more.
Sana daha çok yardım etmeli.
He must help you much more.
Bence onu dinlememelisin,sana doğruyu söylemiyor.
I think you mustn’t listen to him,he doesn’t say the right thing.
Sen beni çok iyi tanıyorsun. Bana inanmalısın.
You know me very well.You must believe me.
Yarın okula gitmeli miyiz?
Do we have to go to school tomorrow?
Sence onunla bir daha konuşmamalı mıyım?
Do you think that I mustn’t talk to him again?
Güneşte fazla oturmamalısınız.
You must not sit in the sun a lot.
Kırmızı ışıkta durmalı.
One must stop at red lights.
Anahtarı kapıda bırakmamalı.
One should not leave the key ın the door.
İşimizi yapmalıyız.
We must do our work.
Bitkin görünüyorsun, hasta olmalısın.
You look exhausted, you must be ill.
Saat beşe kadar burada olmalı mıyız?
Do we have to be here until five o’clock?

Leave a Reply