The Past Indefinite Tense (gitmiş) – Miş’li Geçmiş Zaman

In the simple past tense (past definite tense) when you say “o gitti-he went” you are sure he went (it is definite).
In the past indefinite form: When you say o gitmiş ıt means “he (allegedly reportedly presumably unconscıously) went” but you may not be sure enough to say “o gitti”.

The suffix that indicates reported past is -MİŞ; its variants are -miş, -mış, -müş, and -muş. It is used to report past action that the speaker has not witnessed, but has got to know through an intermediary which is not necessarily a person. In the sense of being past, it is not very different from -Dİ past, but unlike -Dİ, it has no element of personal experience: the speaker has not personally witnessed the action being described. For this reason it may be translated using expressions like ‘apparently’, ‘so it İs said’, ‘so I understand’, etc.

Past Indefinite Participle

Olumlu – Affirmative
verb stem + (mış/miş/muş/müş) + personal suffix
git miş im ı (allegedly reportedly) went
git miş sin you (allegedly reportedly)went
git miş he/she (allegedly reportedly) went
git miş iz we (presumably) went
git miş siniz you (allegedly reportedly) went
git miş ler they (allegedly reportedly) went
Soru formu- Interrogative
gitmiş   miyim? did  i (allegedly reportedly)  go?
gitmiş   misin? did  you(allegedly reportedly)   go?
gitmiş   mi? did he/she (allegedly reportedly)  go?
gitmiş   miyiz? did we (allegedly reportedly)  go?
gitmiş   misiniz? did you (allegedly reportedly)  go?
gitmişler mi? did they (allegedly reportedly)  go?
Olumsuz-Negative
gitmemişim i didn’t (allegedly reportedly) go
gitmemişsin you didn’t (allegedly reportedly) go
gitmemiş he/she didn’t (allegedly reportedly) go
gitmemişiz we didn’t (allegedly reportedly) go
gitmemişsiniz you didn’t (allegedly reportedly) go
gitmemişler they didn’t (allegedly reportedly) go
Olumsuz soru-Negative interrogative
gitmemiş miyim? didn’t    i (allegedly reportedly)  go?
gitmemiş misin? didn’t   you (allegedly reportedly)  go?
gitmemiş mi? didn’t   he/she  (allegedly reportedly)  go?
gitmemiş miyiz? didn’t   we (allegedly reportedly)  go?
gitmemiş misiniz? didn’t   you (allegedly reportedly)  go?
gitmemişler mi? didn’t    they (allegedly reportedly)  go?
Olumlu-Affirmative
yaz-mış-ım iç-miş-im otur-muş-um yürü-müş-üm
yaz-mış-sın iç-miş-sin otur-muş-sun yürü-müş-sün
yaz-mış iç-miş otur-muş yürü-müş
yaz-mış-ız iç-miş-iz otur-muş-uz yürü-müş-üz
yaz-mış-sınız iç-miş-siniz otur-muş-sunuz yürü-müş-sünüz
yaz-mış-lar iç-miş–ler otur-muş-lar yürü-müş-ler
Olumsuz-Negative
yaz-ma-mış-ım iç-me-miş-im otur-ma-mış-ım yürü-me-miş-im
yaz-ma-mış-sın iç-me-miş-sin otur-ma-mış-sın yürü-me-miş-sin
yaz-ma-mış iç-me-miş otur-ma-mış yürü-me-miş
yaz-ma-mış-ız iç-me-miş-iz otur-ma-mış-ız yürü-me-miş-iz
yaz-ma-mış-sınız iç-me-miş-siniz otur-ma-mış-sınız yürü-me-miş-siniz
yaz-ma-mış-lar iç-me-miş-ler otur-ma-mış-lar yürü-me-miş-ler
Olumlu soru-Interrogative
yazmış mıyım? içmiş miyim? oturmuş muyum? yürümüş müyüm?
yazmış mısın? içmiş misin? oturmuş musun? yürümüş müsün?
yazmış mı? içmiş mi? oturmuş mu? yürümüş mü?
yazmış mıyız? içmiş miyiz? oturmuş muyuz? yürümüş müyüz?
yazmış mısınız? içmiş misiniz? oturmuş musunuz? yürümüş müsünüz?
yazmışlar mı? içmişler mi? oturmuşlar mı? yürümüşler mi?
Olumsuz Soru
yazmamış mıyım? içmemiş miyim? oturmamış mıyım? yürümemiş miyim?
yazmamış mısın? içmemiş misin? oturmamış mısın? yürümemiş misin?
yazmamış mı? içmemiş mi? oturmamış mı? yürümemiş mi?
yazmamış mıyız? içmemiş miyiz? oturmamış mıyız? yürümemiş miyiz?
yazmamış mısınız? içmemiş misiniz? oturmamış mısınız? yürümemiş misiniz?
yazmamışlar mı? içmemişler mi? oturmamışlar mı? yürümemişler mi?

VAR-YOK

Olumlu Soru Olusuz Olumsuz soru
varmışım var mıymışım? yokmuşum yok  muymuşum?
varmışsın var mıymışsın? yokmuşsun yok  muymuşsun?
varmış var mıymış? yokmuş yok  muymuş
varmışız var mıymışız? yokmuşuz yok  muymuşuz?
varmışsınız var mıymışsınız? yokmuşsunuz yok  muymuşsunuz?
varmışlar var mıymışlar yokmuşlar yok muymuşlar?

In negative sentences -(Y)MİŞ is added to değil and yok:

Cevabım yanlış değilmiş.

My answer is/was apparently not wrong.Çocukken yaramaz değilmişim.

Apparently when I was a child I was not naughty, (meaning I was too young to remember it myself, so I have been told about it)

USE

Note that the time expressions used for the ‘di’li geçmiş zaman’ are also used for the ‘miş’li geçmiş zaman’. The ‘miş’li’ geçmiş zaman is:

1. Used to indicate that the speaker is reporting hearsay information or account of events; the actions haven’t been either fulfilled or witnessed by the speaker:

A: Ismail bugün okula geldi mi? B: Hayır, gelmedi. Hastaymış. A: Neyi varmış? B: Bilmiyorum. Annesiyle hastaneye gitmişler. A: Sana kim söyledi. (ie, A asks B the question because he has already noticed that B was just reporting the information.) B: Sabah erkek kardeşi Sibel söyledi.
Geçen cuma Ismail sinemaya gitmiş. Kendisi söyledi.

Dün gece yarısı Diyarbakır yolunda trafik kazası olmuş. Bu sabah gazetede okudum.

Babamla annem üniversitede tanışmışlar, mezun olduktan sonra da evlenmişler.

(ie, the speaker is reporting the account of how her parents met and got married.)

Dün Mert akşam eve gelince yemekten sonra ev ödevlerini yapmamış, televizyon seyretmiş sonra da ev ödevlerini yapmadan yatmış.

(ie, this is not a first-hand account of what Mert did until he went to bed after he had come back home yesterday evening. The speaker didn’t witnessed himself)

2. Used indicate that the speaker is reporting inferred information or what he notices or finds out just before the moment of speaking:

Cep telefonunu kullanabilir miyim? Benimkinin bataryası bitmiş.

(ie, the speaker finds that his mobile’s battery is flat as he decides to use it.) Elbette, biraz bekler misin… Aaa! ofiste unutmuşsum.

(ie, the speaker finds that he forgot his mobile in the office when he inserted his hand, may be, inside his pocket or hand bag.) (Öğretmen öğrencisine): Ev ödevini yapmamışsın.

(implies that the teacher notices it while checking the student’s homework.)Sular kesilmiş. (implies that the speaker noticed that when he turned off the tap.) Seni çok özlemişim.

(implies that the speaker realized how much he missed the person in question when he met her.)Su kaynamış.

(implies that the speaker notices it when he goes into the kitchen. The water boiled before the moment of his speaking and he wasn’t in the kitchen when the water had started boiling. Otherwise he would have said ‘Su kaynadı.’ or, ‘Su kaynıyor.’Çok yorulmuşum!

How tired I am!Burası ne kadar güzelmiş

How beautiful this place is!Akıllıymışsın!

You are clever!

3. Used with first person singular or plural forms to convey an attitude of patronising, superiority or boasting on the part of speaker. The function of ‘-miş’ in this sense can be easily seen within the context:

En zor soruları bilmişim!.. Bu kolay soruyu mu bilemiyeceğim. Bütün rakiplerimi ilk üç raunda ringe sermişim!.. Biz şu ana kadar kimseye hakkımızı yedirmemişiz!.. Sizden de hakkımızı almayı biliriz.

4.used to express your personal opinion on a completed action. The verb ‘olmak’ is usually used:

Saçın güzel olmuş. Yemekler çok güzel olmuş. Kahve çok biraz koyu olmuş. Makyajın abartılı olmuş. Yemek iyi pişmemiş.

5. With interrogative forms the opinion of the addressed person is asked:

Saçım güzel olmuş mu?. /Şaçım nasıl olmuş?

Evet. Güzel olmuş ./Güzel (olmuş).

Büyük müymüş?
Is it supposed to be big?
Evde miymişiz?
Were we (supposedly) at home?
Evde değil miymişiz?
Were we supposedly not at home?
Yalnız mıymışsın?
Were you supposedly by yourself?

-(Y)MİŞ can also be added to interrogatives:

Kimmiş?

Who is it (supposedly)?Neredeymiş?

Where is he (supposedly)?Neymiş?

What is it supposed to be?

6. Used to express bewilderment or denial on the part of the speaker on being told or heard an expression in the ‘miş’li geçmiş zaman’:

A: Ali sınavda birinci olmuş. B: Birinci mi olmuş? (implies his bewilderment as he didn’t expect Ali to come first in the exam.) A: Ayşe’ye benden hoşlandığını söylemişsin. (A is telling B what she has been told by Ayşe.) B: Kim? Ben mi söylemişim? (B is expressing his bewilderment implying that he didn’t told her such a thing.)

7. Adding the suffix ‘-dir’ to the third person singular and plural forms implies probablity, certainty or hope. It is usually used an adverb or exclamation to emphasize the probablity, certainty or hope:

İstanbul’a çoktan varmışlardır. (implies ‘certainty’) Toplantı bitmiştir. Gidebilirsiniz. (implies ‘certainty’) Antalya’ya herhalde gitmişsindir. (implies ‘probablity’) İnşallah kitabımı geri getirmişsindir. (implies ‘hope’) Bir saat önce çıktı. Şimdi oraya gelmiştir.

She left an hour ago. She must have arrived by now.Bu iş iyi değil.Hızlı yapmışlardır.

This work is not good. I expect they did it quicklyUnutmuştur.

She must have forgotten.

8. Repeating what we have been told in the ‘-miş’li geçmiş zaman’ implies that we don’t believe what we have been told:

A: Dün seni aramayı unuttum. B: (Dün beni aramayı) unutmuş!.. A: Seni çok seviyorum. B: Çok seviyormuş!.. Seven insan böyle mi yapar?

9. Instead of the ‘di’li geçmiş zaman’; the speaker, generally the first person, expresses the action he has fulfilled in the ‘miş’li geçmiş zaman’ in order to emphasize the fulfillment of action. The suffix ‘-dir’ is usually added to the end to give the sense of ‘certainty’:

Dedemi sağlığında her bayramda ziyaret etmişimdir (= ettim). Onu terk etmeyi düşündüğüm çok anlar olmuştur (= oldu). Gençliğimde babamdan hayata dair çok şey öğrenmişimdir (= öğrendim). A: Benim için tembel demişsin. B: Demişimdir (= dedim). Ne olacak?

10. You can use the ending “miş” with the verb to “be”.Here are some examples.
iyiymişim Iam/was supposed to be good
postacıymışsın I gather you are/were a postman
İngilizmiş It is said he is / was  English
şışmanmışız They say we are/were fat
sempatikmişsiniz Apparently you are/were likeable
tehlikeliymişler They are /were said to be dangerous

Note how these examples could be referring either to the present or to the past. Note also how you need a buffer –y- between a vowel and miş
Here are some questions using miş:

Enteresan mıymış? İs it supposed to be interesting?
Türk değil miyimiş? Wasn’t she supposed to be Turkish_
Neymiş? What did you say it was?
Neredeymiş? Where do they say it was?
Niçinmiş? Why?
11. You use miş to tell fairy stories, jokes, or anecodes:

Bir güzel prenses varmış.

There was a beautiful princess..Dört erkek bara girmiş..

Four men walked into a bar.. Whilst storytelling, the tense once again “excuses”the narrator suggesting i wasn’t there but…
It’s no wonder that Turks use –miş forms a lot.If there was a -miş form in Englısh I’m sure great use would be made of it by the English too. So i am told, apparently…

12. Nouns and adjectives ending in –miş

There are some nouns and adjectives which end end in miş, for example: geçmiş

the pastdolmuş

a “stuffed taxi”iyi pişmiş

well – cookedkızarmış

fried

Some more examples: Sabahleyin geç kalkmış, onun için işe geç kalmış.

He apparently got up late in the morning, and for that reason was, so I understand, late for work.Bu yaz tatil yapmamışlar.

They apparently did not have a holiday this summer.Ödevinizi yapmamışsınız.

I understand that you did not do your homework. (The implication is ‘I have just found out that you did not…’)Televizyon seyrederken uyumuşum.

I fell asleep while watching TV (so I realise).Buraya gelirken kimseye haber vermemiş.

When coming here, he apparently did not let anyone know.Kapıyı çalmış ama duymamışım.

He apparently did knock on the door, but (apparently) I did not hear it.Parayı almış mı?

Has he got the money?Yemekleri doğru seçmiş miyiz?

Have we selected the dishes correctly?Çok hastaymış, onun için gelmeyecek.

Apparently he is very ill, so he will not come.
An element of surprise is often expressed in negative questions with -MİŞ (both in questions with Mİ and with the interrogatives), and the context would help us to identify this.

Bunu ona söylememiş misiniz?

Haven’t you told them this?Bunu nasıl görmemişim?

How on earth did I not see this?

The suffix -(Y)Dİ can be added to -MİŞ to form a compound tense, the past perfect. This compound tense form does not indicate that the action is reported.

Bu filmi daha önce görmüştük.

We had seen this film before. Türkiye’ye gitmemiş miydiniz?

Hadn’t you been to Turkey?Dünkü gazeteyi okumamıştı, onun için benimkini verdim.

He hadn’t read yesterday’s paper, so I gave him mine.

One Response

  1. moshfequr rahman 1 January, 2015

Leave a Reply